Sivas'ta doğan Abdülehad Nûrî, Halvetî-Sivâsî geleneğinin önemli mutasavvıflarındandır.
Ara
Öne çıkan aramalar
Arama Sonuçları
20 sonuç

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin talebelerinden olan Abdülfettâh-ı Bağdâdî Akrî, fıkıh ve tasavvuf alanlarında yetişmiş ve İstanbul'da uzun yıllar irşad faaliyetinde bulunmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ve Türkiye'nin ilk yıllarında yaşamıştır. Seyyid ve Hüseyin kolundandır. Moğol istilası sebebiyle Irak'tan Doğu Anadolu'ya yerleşmiş ve çok sayıda âlim yetiştirmiş bir aileye mensuptur. Halife Mustafa Efendi'nin oğludur. 1865'te o zaman Hakkâri vilâyetinin merkezi olan ve şimdi Van'a bağlı Başkale kazasında doğdu.[1] Bazı resmî evrakta doğum tarihi 1865 olarak görülür.

On beşinci yüzyılda Gelibolu'da yetişen velîlerden.Yazıcızâde lakabıyla tanınmıştır. Babası âlim bir zât olan ve kâtiplik yapan Sâlih Efendi, ağabeyi ise meşhur âlim Yazıcızâde Muhammed Efendidir. Doğum târihi belli değildir. Eserinde yer alan "Hak teâlâ hazretleri, miskîn Ahmed-i Bîcân'ı, deniz kenarında, gâziler şehrinde Gelibolu'da yarattı." ifâdesinden onun Gelibolu'da doğduğu anlaşılmaktadır.
Arnavut Abdurrahman Abdi Paşa (1616 - 2 Eylül 1686, Budin), Arnavut asıllı Osmanlı komutanı ve devlet adamıdır. Son Budin beylerbeyidir.
Manisa'nın Saruhanlı yöresinde doğan Abdurrahmân Sâmi Niyâzi, Uşşâkî geleneğine mensup mutasavvıf, vaiz ve müelliftir.
Alâeddîn Arabî Efendi, Halep doğumlu Osmanlı fıkıh, hadis ve tefsir âlimi olup II. Bayezid döneminde şeyhülislamlık görevinde bulunmuştur.
Ahmed Amiş Efendi, Şa’bâniyye geleneğinin son dönem şeyhlerinden ve Fatih Sultan Mehmed Han Türbesi’nin türbedarlarından olup uzun yıllar sohbet ve irşad faaliyetinde bulunmuştur.

Gül Baba (d.?- ö.1541); Osmanlı dönemi Bektaşi dervişidir.
Celvetiyye geleneğine mensup Abdülhay Celvetî, Edirne ve İstanbul'da vaizlik ve tekke şeyhliği yapmış mutasavvıf, şair ve müelliftir.
Ahıskalı Abdullah Efendi, hadis, fıkıh, tefsir ve çeşitli aklî ilimlerde eğitim görmüş; Ayasofya Medresesi’nde görev yapmış ve çok sayıda eser kaleme almış bir Osmanlı âlimidir.
Kaşgar'da doğan Abdullah Kaşgari, İstanbul'a gelerek Eyüp'e yerleşmiş ve Nakşibendiyye çevresinde talebe yetiştirmiş bir mutasavvıftır.
Ahmed Raûfî, Üsküdar’da müderrislik ve irşad faaliyetinde bulunmuş, Halvetiyye geleneğine mensup, şiir ve ilâhiler de yazmış bir seyyid ve din âlimidir.
1075’te (1664) Tokat’ta doğdu. Hayatı hakkındaki bilgilerin önemli bir kısmı, mensuplarından Seyyid Yahyâ’nın yazmaya başlayıp Hasîb Üsküdârî’nin tamamladığı Menâkıbnâme’sine dayanmaktadır. Babası terzi Hasan Efendi, Nakşibendiyye tarikatının Urmeviyye kolunun pîri Aziz Mahmûd-ı Urmevî’nin müridiydi. Diyarbekir’de halkın büyük teveccühünü kazanan, IV. Murad’la birlikte Revan seferine katılıp padişahtan ilgi ve yakınlık gören Şeyh Urmevî sefer dönüşü idam edilince (1048/1639) Hasan Efendi Diyarbekir’den ailesiyle birlikte Tokat’a göç etmek zorunda kaldı. Gençlik dönemini Tokat’ta geçiren Mehmed Emin, 1110 (1698) yılında İstanbul’a gidip civarında hemşerilerinin oturduğu Zeyrek’teki Pîrî Paşa Medresesi’ne yerleşti.
İstanbul doğumlu Abdülazîz Bekkine, dinî eğitimini İstanbul, Kazan ve Buhara'da sürdürmüş, daha sonra çeşitli İstanbul camilerinde imam-hatiplik yapmış mutasavvıf ve din adamıdır.
Doğu Anadolu'da yetişen büyük velîlerden. Silsile-i aliyye adı verilen büyük evliyânın otuz üçüncüsüdür. Osmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamıştır. Seyyiddir. "Hazret-i Şeyh" ve "Allâme" lakapları vardır. "Arvâsî" denmekle meşhûr olmuştur. Babası, Seyyid Abdülhamîd Arvâsî'dir. Annesi aynı âilenin Doğubâyezid kolundan Seyyid Hacı İbrâhim Efendinin kızı Seyyide Emine Hanımdır. 1825 (H.1241) senesinde Van'ın Bahçesaray (Müküs) ilçesine bağlı Arvas (Doğanyayla) köyünde doğdu. 1895 (H.1313) senesinde aynı köyde vefât etti. Kabri oradadır ve sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir.
Süleyman Paşa, Gazi Süleyman Paşa veya Süleyman Gazi (1306 (?) - 1357/1360 arası),[1][2] Osmanlı Padişahı Orhan Gazi ve Nilüfer Hatun'un büyük oğludur.[3] Osmanlı Devleti'nin Rumeli'ye, başka bir deyişle Avrupa'ya geçişinin öncüsü ve sembolü olan şahsiyettir ve Rumeli Fatihi olarak bilinir.
Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî, hadis ve tasavvuf alanlarında eserler veren, Nakşibendî-Hâlidî geleneğinin etkili isimlerinden ve geniş bir irşad ağı kurmuş bir Osmanlı âlimidir.
Beşiktaşlı Yahya Efendi, Molla Şeyhzade ya da Şeyh Yahya Beşiktaşî (1494 - 4 Mayıs 1569), Osmanlı devrinde yaşamış mutasavvıf, alim ve şair. Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul'da müderrislik yapmış olan Yahya Efendi, devrinin tanınmış alimlerindendir. Osmanlı sarayı ile yakın ilişkileri oldu ve hayatı boyunca Kanuni tarafından kendisine danışıldı. Emekli olduktan sonra Beşiktaş'ta pek çok bina inşa ettirip dergah ve vakıflar kurdu, bölgeyi ağaçlandırarak mesire yerine dönüştürdü.[1] İstanbul evliyasından kabul edilen Yahya Efendi, İstanbullu denizcilerin inanışına göre Aziz Mahmud Hüdayi, Yuşa Peygamber ve Telli Baba ile beraber İstanbul Boğazı'nın dört manevi bekçisinden biridir.[2]
Son dönem Osmanlı şeyhülislamlarından Abdurrahmân Nesîb Efendi, hukuk, ilmiye ve tasavvuf çevrelerinde görev yapmış bir devlet ve din adamıdır.